Emina Sandal Elele Mart 2006

 

 

Mustafa Sandal’ın Penelope’si ilk kez konuştu


“Musti’yle biten sadece ilişkimiz, aşkımız değil”

 

“O insan değil!” Bir kuğu, bir prenses, bir lokum…
Ne isterseniz deyin… Siz karar verin! Emina Jahovic. Güzelliğin sınırlarını zorlayan 24 yaşındaki huri, kendi ülkesinde ünlü bir pop şarkıcısı. Sırbistan’ın Novi Pazarlı Penelope’si. Ama en önemlisi, Mustafa Sandal’ın büyük aşkı. Baş döndürücü güzelliği; çok konuşulacak röportajıyla Emina ilk kez Elele’de.

 

Nalan Miri Sözer
Fotoğraflar: Zeynel Abidin Ağgül


Herkes onu merak ediyor. Magazin basını onu görüntülemek için peşinde koşuyor; deyim yerindeyse ağzından birkaç laf almak için çırpınıyor. Çünkü o Mustafa Sandal’ın gizemli sevgilisi; ünlü basketbolcu Mirsat Türkcan’ın güzeller güzeli kız kardeşi! Çünkü hayalle gerçek arasında; özenerek yaratılmış “bir içim su”.


O bugüne kadar hep ulaşılmazdı… Onu sadece Mustafa Sandal ile olan fotoğraflarından tanıyoruz. “Ayrıldılar” haberleri duyuluncaya kadar  hep kuğu gibi süzülüyordu onun yanında. Basınla arasına da görünmez bir duvar koyuyordu, belki de bu duvarı koyan Musti’nin ta kendisiydi.


“Nasıl bir kadın, Mustafa’dan gerçekten ayrıldı m, basında yer aldığı gibi Sırp genç Marco’yla birlikte mi?” Hep bir şeyler yazıldı çizildi ama o bugüne kadar tek laf etmedi. Biz de bir kadın dergisi olarak onun peşindeydik. Hem de tam bir yıldır. 3 ay önce ulaşabildik kendisine.  Ve Elele’de olmaya ikna ettik. Doğrusu bırakın konuşmasını şarkı söylerken bile sesini işitmediğimiz Emina çok heyecanlandırdı bizi.  Genç, pırıl pırıl ve cevher bir kadın! İspanyol aktris Penelope Cruz’a müthiş benzerliğiyle, gerçekten de bir star aurasına sahip. Üstelik; bir kadını aynalara küstürecek kadar güzel Emina. Bakmalara doyamıyorsunuz! İçiniz açılıyor. Boy, pos, endam muhteşem! Upuzun bacaklar, incecik bir bel, ipek gibi bir ten, karakteristik yüz hatları… Çat pat Türkçe konuşabiliyor, İngilizce konuşurken aralara Yugoslavca sıkıştırıyor. İçinden her geldiğinde de “canim benim” deyiveriyor sarılarak… Narin, k,bar, pozitif, aklı başında, yumuşak, hafif fırlama ve işveli… Ve aslında o bir pop şarkıcısı; hem de Sırbistan’da çok ünlü!


Ama en önemlisi, Musi’ye çok aşık! Gerçekten de çok aşık. Çünkü Mustafa deyince hala gözlerinin içi parlıyor, dudakları kıvrılarak bir tebessüm beliriyor yüzünde. Evet, ayrılalı 4 ay olmuş ama… “Hala aşk var fakat ilişki bitti” diyor. Aslında tam anlamıyla bitirdik de demiyor, ilişkiyi şimdilik durdurduk imasında bulunuyor. Musti’sini öve öve bitiremiyor; gerçek bir erkek, başarılı bir müzisyen olduğunu söylüyor. “Yaptığı sürprizler anlatamayacağım kadar çok ve her anı unutulmayacak kadar güzeldi” diye anlatırken heyecanını gizleyemiyor. “Eğer bundan bir iki ay önce olsaydı, bunları bu kadar rahat söyleyemezdim; çünkü acı çekiyordum” diye de ekliyor. Ve kesinlikle eski aşkı için olumsuz konuşmuyor. Yine de kırıldığı bir şeyler var belli ki içinde saklı tuttuğu ve paylaşmak istemediği… Bu arada biraz dedikodu. Elele çekimleri için İstanbul’da bulunduğu günlerde, sık sık arıyor Musti ama Emina’yı görüşmeye ikna edemiyor. Ünlü popçuya şimdilik hayır diyor. Ama benden söylemesi; bu aşka ikisi de dayanamayacak ve tekrar bir araya gelecekler en kısa zamanda… Duyarsanız sakın şaşırmayın!


Neyse… O şu günlerde çok yoğun. “Aynı gün içinde bazen iki kez uçağa biniyorum konserlerim için” diyor. Çünkü sürekli turnede. Albümünü dinledik birlikte… Sesi yumuşacık; pop söylüyor ama bizimkinden biraz daha ağır bir temposu var. Özetle, Emina gençliği, güzelliği ve yeteneğiyle bizi çok heyecanlandırdı. Elele’den sonra eminim onu Türkiye’de bir çok projede göreceksiniz… Eh geri kalan kısmını da kendisinden dinleyin.

 

Ailenizle tanımaya başlayalım sizi isterseniz?
Ben 15 Ocak 1982’de Novi Pazar’da doğdum. Babam kardiyolog, annem pediatrist. Ailem üç çocuğunun da doktor olmasını istedi. Kız kardeşim Sabine, psikiyatrist oldu. Ama abimle biz başka meslekler seçtik. Abim Mirsat’ı tanıyorsunuz zaten; Efes Pilsen’de basketbol oynuyor. Ben de sanatı seçtim.

 

Siz nasıl bulaştınız müziğe?
Okulda notlarım hep iyiydi. İç mimar olmaya karar verdim ama iyi çizim yapamadığım için başvurduğum okula giremedim. Zaten 300 kişi arasından 5 kişi alıyordu. Başaramayınca yapımcılık okumaya karar verdim. Çünkü sanat yaşamımın ortasında olmalı diye hissediyordum. İçimde hep sanatçı olma aşkı vardı. Kendi ülkemde BK Üniversitesi’ne gittim, yapımcılık bölümünü bitirdim. Medyayla ilgili her türlü eğitimi veriyor burası. Radyo, televizyon, prodüksiyon… Şu anda yapmış olduğum işle ilgili birçok şeyi orada öğrendim. Her şey bittikten sonra yapımcı olmak istiyorum zaten.

 

Sırbistan’da Müslüman bir kız çocuğu olarak nasıl büyüdünüz?
Meraklı bir çocuktum. Fakat muhafazakar büyütüldüm. İlk ve ortaokulu Novi Pazar’da okudum. Nereye gideceğim,  ne zaman döneceğim hep belliydi. Annem bu konuda çok katıydı. Arkadaşlarım gibi özgürlüğüm yoktu. Özellikle babam öldükten sonra. 11 yaşındayken babamı kaybettim.  Arkadaşlarım gibi istediğimi yapamamaya başladım. Küçük bir çocuktum ama büyük bir kadın gibi davranıyordum anneme destek olmak için. Bu da beni hep güçlü kıldı. Şimdi bu zor ortam içerisinde yaşadıklarımın verdiği tecrübeyle ayakta kalıyorum.

 

Şarkıcı olmanızı nasıl karşıladı aileniz?
Babam beni sanatçı olmam konusunda destekliyordu. Yapmakta hoşlandığım alanlara yönlendiriyordu. Ama annem matematik falan öğrenmeye zorluyordu. O yüzden babamın istekleri doğrultusunda hareket ettim. Stevan Mohranjac müzik okluna gittim. Büyük bir koroda şarkı söyledim. Aynı zamanda gitar çalıyorum. Hem dans ediyordum, hem de tiyatroda oynuyordum. Ama her şeyin sonunda en iyi yaptığım şey, şarkı söylemek oldu.

 

Biz Musti’nin sevgilisi olarak tanıdık sizi. Ama kendi ülkenizde popüler birisiniz. Hatta iki yıl önce çıkarttığınız albümle ödül almışsınız.
Evet, insanlar beni ve şarkılarımı seviyorlar. Bunun en önemli sebebi kendimi büyük bir yıldız gibi hissetmemden kaynaklanıyor. Bu dört sene önce böyleydi, bundan sonra da hep böyle olacak. Ben sıradan insanlara şarkı söylüyorum ve ben de sıradan bir insan olmaya devam edeceğim. Evet, çok ünlü bir insanım ama bu benim için pek bir şey ifade etmiyor. Sürekli hayranlarımla temas halindeyim. İnternete girdiğimde bana mail atanlara kendim cevap yazıyorum. Başkaları gibi birilerine para verip, kendim cevaplamışım gibi yazdırmıyorum. Bu yüzden de hayranlarım beni çok seviyor.

 

Ne tarz şarkılar söylüyorsunuz?
Pop müzik. Ama Türkiye’deki pop müzik gibi değil, farklı. Bizim popumuz sizinkinden çok  daha yumuşak.

 

Müzik dışında nelerle ilgileniyorsunuz?
Kick box, çömlek yapmak ve yemek pişirmek.

 

Penelope Cruz’a olan benzerliğiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Beni ne mutlu ediyor ne mutsuz. Mühim değil benim için.

 

Peki… 2 yıl ilişki yaşadığınız Mustafa Sandal ile nasıl tanıştınız?
Bodrum’da bir beach’te. Arkadaşlarımla gelmiştim. Onun kim olduğunu bilmiyordum. Tanıştık, sonra konuşmaya başladık… Fakat hala kim olduğunu bilmiyordum. Dolmabahçe, Topkapı gibi yerler hakkında bilgim vardı ama Türk televizyonlarını seyretmediğim için ünlüler hakkında hiçbir şey bilmiyordum.

 

Dışarıdan birbirinize çok aşık görünüyordunuz. Ne kadarı gerçekti bunun?
Öyleydi zaten. İlk defa kendim oldum bu ilişkide. Hiçbir şey yalan değildi. Her anımız çok güzeldi. Zaten ayrıldıktan sonra da hiç fotoğrafımız çekilmedi. Ama fotoğrafların olduğu her saniye gerçekti ve aşk vardı. Mustafa ile çok mutluydum ve her zaman da çok güzel hatıralarım olacak onunla ilgili.

 

Nişanlanmıştınız değil mi sonra?
Yok nişanlanmadık ama sembolik bir yüzük takmıştık.

 

Sürekli evleneceğiniz haberleri yazılıyordu. Hatta geçtiğimiz 13 Temmuz’da evlenecektiniz.
İnsanlar kendi istediklerini kendileri dile getiriyorlar. Ben kimseye bir şey söylemedim bu güne kadar. Bu benim ilk röportajım. İlk kez size konuşuyorum.

 

Evlenmeyecek miydiniz, siz mi istemediniz yoksa?
Evlilik gündeme gelmedi. Onu düşünmemi gerektirecek bir durum da olmadı.

 

Neden bitti?
Aşk bitmedi aslında. Ama ilişki bitti. Hissettim ve bitti. İlişkimiz bitince, her sonun bir başlangıç olduğunu anladım.

 

Kırdı mı sizi?
İlişki bitti…

 

Mantık ayrılığı mıydı sizinkisi yoksa aşk acısı çekerek mi bitti?
Çok çok üzüldüm. Ama hayatımı birileri için ağlayarak geçiremem. Diğer taraftan bir şeyin değeri varsa hiçbir zaman bitmez, ben öyle düşünüyorum. Kısmet bu kadarmış.

 

Ayrıldığınıza pişman mısınız?
Ben sadece yapmadıklarımdan pişmanlık duyarım, yaptıklarımdan dolayı değil. Zaten bu kararı çok düşünerek aldım. Hiç pişmanlık duymadım. Mutsuz, üzüntülü anlar yaşadım ama, sonradan mutlu olacağımı biliyorum.

 

Onun için bir süre Türkiye’de kaldınız ve kariyerinizi bıraktınız ama…
Kariyerimi bırakmadım aslında. Albüm için stüdyoda çalışıyordum. Bu yüzden zamanımı Türkiye’de geçirdim. Mustafa aslında büyük bir okuldu benim için. Ben bir şarkı yazdım, o da müziğini yaptı. Müzik adına çok şey öğrendim ondan. En yakınındaki insan olarak, ne kadar bilgisi olduğunu görebiliyordum.

 

Peki tekrar başlar mı bu ilişki?
Düşünmedim.

 

Mesela kapınıza güllerle gelip yalvarsa…
Ben de yalvarabilirim. Bana kimsenin gelip yalvarmasına gerek yok. İçimde hissedersem yalvarmasına bile gerek yok. Bu yüzden hiçbir zaman asla demem!

 

Son günlerde konuşulduğu gibi Sırbistan’ın en büyük bankası Delta’nın sahibinin oğlu Marco Mişkovic ile birlikte misiniz?
Bu konuda konuşacak bir şey yok aslında. 4-5 ay önce olan bir şey. Şehirden tanıdığım bir çocuk Marco. Aslında yakın arkadaşım dahi değil. Ama gelip bana merhaba diyen herkesle konuşurum ben. Onunla da 3 sefa falan selamlaşıp konuşmuşuzdur. Sadece o esnada çekilen  bir fotoğraf. Bir yere bile gitmedik. Birçok arkadaşım var benim onun gibi. Ve Mustafa hepsini tanıyordu. Bir şey saklamadım ben sevgilimden.

 

Peki niye sevgiliniz olarak yazıldı?
Sonuçta o tanınmış ve ünlü biri. Marco benimle ilgilenen tek erkek de değil. Her zaman yanımda birçok kişi görünebilir. Bazen o erkek ailemden birisi olabilir, erkek kardeşimin arkadaşı olabilir… Aynen Türkiye’de olduğu gibi, ben de ülkemde ünlü olduğum için magazin basını böyle yazdı. İnanın hakkımda böyle yalan haberler çıktığında çok utanıyorum.

 

Ama dergiye röportaj vermişsiniz?
Ben kimseyle konuşmadım, dedikodu yarattılar. Emina hiçbir zaman Müslüman olmayan biriyle olmayacak diye yazıldı hatta. Mirsat, “Eğer benim kardeşimin Müslüman olmayan bir sevgilisi olursa, buna karşı çıkmam” diye bir açıklama yapmış 1 yıl önce. Onu da Mirsat Marco’ya karşı değil diye yazmışlar. O konuşma bu kadardır. Bu kadar farklı şekilde çarpıtıldı. Olmayan bir şey için bu kadar fazla konuşuldu.

 

Gerçekte siz böyle bir aşka nasıl bakarsınız?
Abimin bu şekilde bir tepkisi, yasağı olmaz. Müslüman ya da Hristiyan farketmez benim için. Önemli olan benim mutluluğum. Benim için önemi yoktur zaten din farkının.

 

Hem çok ünlü hem de çok genç bir kadınsınız. Nasıl bir sosyal hayatınız var?
Normal insanlar gibi yaşıyorum. Çılgınlık yapmıyorum. Çok iyi arkadaşlarım var. Sürekli beni destekliyorlar. Çok stresli bir işim var. Zaten her akşam öyle dışarı falan da çıkmam. Birkaç kafe ve restoran var, oralara gidiyorum. Ben daha çok kitap okumayı, yemek yapmayı seviyorum. Ailemle olmaktan keyif alıyorum.

 

Ailenizden aldığınız en güzel hediye ne?
Köyüme her gidişimi hediye olarak görüyorum. Bu yüzden beni köyüme götürün! (gülüyor…)

 

Peki savaş yıllarını nasıl yaşadınız?
Çok kötü zamanlardı. Ben direkt olarak savaşın içinde değildim ama yine de hissettim ve yaşadım. Savaş bizi diğer insanlara karşı hassas yaptı.  İnsanların neler hissettiklerini anladım. Ve ne zaman bir savaş sahnesi görsem, insanların neler yaşadıklarını anlayabiliyorum. Bunu bilmeyen insanlar “bu sadece savaş” diyorlar. Ama ben olan biteni anlayabiliyorum. Bu yüzden biz mutlu değil, mutsuz bir jenerasyonuz.

 

Biraz da yeni projelerinizden bahseder misiniz?
Beni çok heyecanlandıran bir müzikal için görüşüyoruz. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’de başrol teklif edildi. Büyük bir proje, iyi olur umarım…

 

Mustafa’dan sonra Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz?
İlk geldiğimde 10 yaşındaydım. Kardeşim 7 yıldır burada yaşıyor. Ben de onunla beraberdim. Birçok Türkçe sözcük biliyordum. Yani Mustafa’yı tanımadan önce de Türkiye’yi biliyordum ve geliyordum. Türkiye’yi çok seviyorum ve bir şekilde kendimi buraya ait hissediyorum.

 

İstanbul’da yaşamayı düşünüyor musunuz?
Her zaman gidip geleceğim. Mirsat eşiyle burada. Yakında bebek geliyor. Annem zaten burada olacak. Ama işimi de yapmak zorundayım. Boş zamanlarımda geleceğim tabii ki.

 

İstanbul’da en sevdiğiniz yerler neresi?
Büyükada ve Boğaz.

 

Bir ayakkabı markasıyla anlaştığınız yazıldı gazetelerde?
Hiçbir anlaşma yapmadım. Sadece telefonda böyle bir çalışma için fiyat soruldu. Anlaşma yapmışız gibi gazetelerde haber çıkartıp reklamlarını yaptılar. Çok sinirlendim. Bizim ülkemizde bunun cezası çok büyüktür. Çok saçma çünkü.

 

Herkes sizi çok merak ediyor. Bu röportajdan sonra herkes sizi konuşacak… Hatta Elele’nin lanse ettiği diğer isimler gibi iş teklifleri de gelecek. Ne düşünürsünüz bu konuda?
Hiçbir zaman ünlü olmak istemedim. Çok basit bir kızım ben. Yapmak istediğim tek şey, söylemek istediğim şeyleri müzik aracılığıyla kendi ülkemdeki insanlarla paylaşmaktı. Her şeyi yapmak yerine, daha çok tek bir konuda iyi ve farklı işler yapmayı istedim.

 

Sinema tekliflerine nasıl bakarsınız?
Gerçek bir film olmalı. Mesela Amerikan filmleri bana çok kandırmaca gibi geliyor. Dünyanın parasını verseler yine de yapmam. Benim için önemli olan sanat. Daha çok Fransız, İtalyan filmleri ilgimi çekiyor. Bir film yapmayı isterim ama içinde sanatın olması gerekiyor.

 

Bundan sonra kariyerinize burada devam etmeyi düşünür müsünüz?
Müzik yapabilirim burada. Güzel reklamlarda oynayabilirim. Türk müziğini Türklere bırakırdım, kendi müziğimi yardım. Nasıl bir ortak nokta bulurdum bilmiyorum ama, kesinlikle Türk müziği yapmazdım.

 

Teklifleri tek başınıza mı değerlendiriyorsunuz?
Güçlü ve genç bir ekibim var. Bir tane ana menajerim, onunla eşdeğer ikinci menajerim ve bir de asistanım var. Teklifleri onlarla değerlendiriyorum.

 

Son olarak, en büyük hayalinizi bizimle paylaşır mısınız?
Olduğumdan daha akıllı olmayı istiyorum. Bir gün gerçekten güçlü ve ailesi olan bir kadın olmayı hayal ediyorum. Sadece kariyer peşinden koşan biri olmak istemiyorum. Normal insanlar gibi yani, başka bir hayalim yok!

 

KADIN KADINA


Aşka inanıyor musun?

Yaşama gücü veren şey benim için aşk. Aşksız yok gibiyim. Şarkı sözlerimi bile deneyimlerimle, yaşadıklarımla yazıyorum. En kötüsü de aşkın olmadığı zaman.


Aşkta acı çekmek gerekiyor mu?

Tabii ki. Aslında aşk yüksek kalitede acıdır.


Hayatında nasıl bir adam olsun istiyorsun?

Beni seven ama bencil olmayan biri. Kendini düşündüğü gibi, beni de düşünmesini istiyorum. Sadece bu kadar. Ne olduğunun hiçbir önemi yok. Benden güç alan değil, güç veren birini istiyorum. Bu adamların dünyada çok az olduğunu biliyorum.


Musti böyle bir adam mıydı?

Mustafa süperdi. Bana güç veren, destek olan biriydi.


Nasıl bir aşıktı?

O gerçek bir erkek. Ve aşk onun gerçekliği.


Senin için ne tür sürprizler yaptı?

Onu anlatmak için satırlar yetmez. Her anı sürprizdi ilişkimizin. Daha da fazla konuşmak istemiyorum.
Hayatında biri var mı şu anda? Yok. Ruhsal olarak dinlenmek, temizlenmek istiyorum. Ailemle vakit geçirip, seyahat etme planlarım var. Tamamen temizlendiğimde ancak birinin geleceğini biliyorum. O yüzden kimseyi aramıyorum.

 

STAR EMİNA’DAN

 

Ünlü Emina yerine başka biri olmayı istediniz mi hiç?

Bir erkek belki. O da hiç bilmediğim bir dünya olduğu için.


Sizin için gerçek özgürlük nedir?

Müzik.


Fiziğinizi nasıl koruyorsunuz?

Özel bir diyet uygulamıyorum ama az yemeye çalışıyorum. Hiçbir zaman diyet yapmadım. Tamamen hareket halindeyim.


Sihirli formülünüz falan var mı?

Benim anneannem de annem de tatlı yemezlerdi., ben de yemiyorum.  Çok az bitter çikolata, o kadar. Ama çok meyve yiyorum.


İmaj maker’ınız var mı?

Sahne kostümlerim için ülkemdeki en ünlü imaj maker ‘la çalışıyorum. Danslar için de destek aldığım birisi var.


Favori giyim markalarınız nelerdir?

Helmut Lang, Stella McCartney, Alexander Mcqueen,  Narciso Rodriguez, Pinko, Top Shop, Patrizia Pepe.


Makyaj ürünü tercihiniz?

Shu Uemura. Çok kaliteli ürünleri var.


Güzelliğin size ne kattığını düşünüyorsunuz?

Beynin katmadıklarını…